22 Aralık 2014 Pazartesi

Şişmanlara karşı ilgim daha çoktur

Bir Ağustos ayıydı. Ben evde tek başıma kalmak istemediğim için, çünkü yemek ve çamaşırla uğraşmak istemiyordum, amcamlarda kalıyordum. Kuzenim Yasemini de özlemiştim, bütün çocukluğumuz beraber geçmişti. Yasemin, o sene lise son sınıfa geçmişti. Tesadüf o ki, Yaseminin sınıf arkadaşı Duygu da amcamlarda kalmaya gelmişti. Amcam önce Yasemine Duygunun gitmesini, çünkü benim de evde olduğumu ve kalabalıktan rahatsız olabileceğimi söyledi. Ben ise rahatsız olmayacağımı, Yaseminle Duygunun iyi arkadaş olduklarını ve bir yanlış anlamaya yer vermemek gerektiğini belirtip, Duygunun kalması gerektiğini söyledim. Amcam kabul etti, Yasemin de çok sevindi. Duygu, kızıl saçlı, yüzünde çilleri olan, uzun boylu, fazla kiloları nedeniyle çevresi tarafından alay edilmiş, dışlanmış ama Yaseminin çok sevdiği çok iyi bir kızdı.
Kilolarını gizlemek için o yaz sıcağında siyah, uzun elbiseler giyiyordu. Gerçekten de kalın bacakları, büyük ayva bir göbeği, ana tanrıça heykelini andıran devasa göğüsleri, tombul yanakları vardı. Bu halinden dolayı çok utangaçtı. Ben hep kilolu kızlardan hoşlanırım fakat Yaseminin arkadaşı oluşu, Duyguya ilk başta bu gözle bakmamam gerektiğini düşündürüyordu bana. Yasemin, ben ve Duygu çok güzel bir sohbete daldık ilk gün. O kadar ki zamanı unutup, gece yarısını getirmiştik. Ben iyi geceler deyip hemen Yasemin ve Duygunun kaldığı odanın yanındaki, bana ayrılmış odaya geçtim. Yanımda diz üstü bilgisayarımı da getirmiştim. Duygu ve Yasemini kıkır kıkır gülerek yaptıkları kız kıza sohbetle bırakıp, odamda bilgisayarımı açtım, internete e-postalarıma bakmak için bağlandım. Ben yine azgınlığıma yenilerek internette malum sitelerde dolaşmaya başladım. Bir elimde fare,bir elimde sertleşmiş ve ıslanmış penisimle oynayarak filmler izliyordum. Yasemin ve Duygu ise mışıl mışıl uyuyorlardı. Şişman kadınlardan hoşlanıyor oluşumdan dolayı, izlediğim filmlerde hep şişman kadınlar vardı. Kesinlikle şişmanlardan başkasıyla seks yapmak bana zevk vermiyor. Birkaç kez boşaldıktan sonra uykum geldi ve yattım. Geç yattığım için sabah uyanamadım. Kahvaltıya beni çağırmak üzere Yasemin, yanında Duyguyla, yanıma geldi ve beni uyandırdı. Ben saati görünce hemen yataktan fırladım. Hava sıcak olduğu için sadece boxer ile yatmıştım, beni bu halde gören Duygu, bir anda kızardı. Zaten teninin açık oluşu, kızaran yüzünü iyice belli ediyordu.
Ben o an Duyguyu birkaç saniye gözleme şansına sahip oldum. Üzerinde kısa etekli bir gecelik vardı, ayak ve el tırnakları boyalıydı, çok kalın bacakları, tombul kolları ve en minik harekette çılgınca sallanmayı bekleyen göğüslerinin uçları, dimdik halde geceliği üstünden seçiliyordu. Ben tuvalete gidip giyindikten sonra kahvaltı ettik. Duygu halen bana bakınca utanıyor kızarıyordu. Ben Duyguyu arzulamaya başlamıştım. Aklıma bir fikir geldi ve çıplak ayaklarımı, masanın altından karşımda oturan Duygunun ayakları üzerinde gezdirmeye başladım. Masa örtüsü bu hareketimi gizliyordu. Duygu ise ayaklarını kaçırmıyor, bu hoşlandığını gösteriyordu, alnından terler akıyor, ve kıpkırmızı olmuş yüzüyle yemek yemeye çalışıyordu. Kahvaltıdan sonra, Yasemin anneannesine tencere bırakmak için evden çıktı. Ben odama giderken Duygu da arkamdan geldi. Bana bilgisayarımı kullanıp kullanamayacağımı sordu. Ben kullanabileceğini söyledikten sonra bir duş almak için banyoya girdim. Tıraş olduktan sonra, penisim çevresindeki tüyleri de almak geldi içimden ve jiletle bir güzel temizledim. Testislerim, ve penisimin çevresi tamamen bembeyaz kaldı. Aklımda hep Duygu vardı; onun beni tıraş ettiğini hayal ediyordum. Duş alırken Duyguyu düşünüp birkaç kez mastürbasyon yaptım. Banyodan çıkınca odama gittim, Duyguya giyinmem gerektiğini söyledim. Duygu panik halinde bilgisayarda bir şeyler yapmaya çalıştı, sonra kızarmış bir halde odadan çıktı.
Bilgisayara baktığımda ne göreyim! Duygu şişman kadınların çığlıklar atarak oynadığı filmleri izlemiş! Ben girince de aceleyle kapatamamış! Amcan ve eşi tam bu sırada odamın kapılı kapısı ardından bana, Yaseminin birazdan geleceğini, kendilerinin alışverişe gideceğini, bana gelmek isteyip istemediğimi sordular. Ben istemediğimi söyledim doğal olarak, Duyguyla az da olsa yalnız kalabilecektim. Amcamlar çıkınca, üzerimde bornoz,Duygunun kaldığı odaya yaklaştım. Duygu odada utanç içinde otururken, ben içeri girdim. “Burak, çok özür dilerim. Ben özel dosyalarını karıştırmak istememiştim.” dedi. Ben önemli olmadığını, bunların doğal olduğunu, utanmamasını söyledim. Duygunun oturduğu yatağın karşısındaki koltuğa, penisimi görebileceği bir halde oturmuştum. Amacım, Duyguyu azdırmaktı. Duygu iyice utanıp kızarmaya başladığı anda, bornozumu üzerimden atıp ayağa kalktım.
Kaya gibi sert penisim dikleşmiş, Duygunun yanına yaklaşmak için attığım her adım, sallanan testislerimi apaçık ortaya sermişti. Yatakta oturan Duyguyu tombul kollarından çekip kaldırdım. Duygu neye uğradığını şaşırmıştı. “Çok güzelsin Duygu, seni çılgınca arzuluyorum.” dedim. Duygu neye uğradığını şaşırmıştı. Bir anda dudaklarına yapıştım, ve dilimi ağzının içine sokup, çevirmeye onun dilini içime çekmeye başladım. Duygu hiç karşı koymuyor, tam tersine ellerini ıslak sırtıma dolayıp, beni kendine bastırıyordu. Dudaklarını uzun uzun öpüp sömürdükten sonra, halen üzerinde olan geceliği çıkarttım. 1.75 lik boyu ve 90 kilo ağırlığıyla o devasa vücut bembeyaz teni, kocaman göğüsleri, kalın ama insanı çıldırtan bacakları, ve ayva göbeğiyle “beni yala, beni uçur” diyordu resmen! Geceliği çıkardıktan sonra dantelli pembe kilodunu dişlerimle yırtarcasına çıkardım. Hazır eğilmişken vajinasının tadına bakmak istedim; çünkü kokusu beni tahrik etmeye yetmişti.
Bacaklarının kalınlığı, vajinaya ağzımla ulaşmayı güçleştiriyordu, nitekim onu yatağa sırt üstü yatırıp bacaklarını sonuna kadar açtığım halde, başım o tombul kıvrımlar arasında sıkışıyor, bu beni daha da zevke getiriyordu. Ben Duygunun klitorisine saldırmış, onu çılgınca emerken, o bana “Em beni! Çıkar beni! Becer beni!” diye çığlıklar atıyor, elleriyle başıma bastırıyordu. Islaklığı yatağı ıslatan organına resmen başımı gömmüştüm. Ara sıra başımı kaldırdığımda, göbeğinin üstünden iki yana devrilmiş, deli gibi sallanan göğüslerini görüyor, gördükçe daha da çıldırıp, organını daha da sertçe emiyordum. Art arda üç kez orgazma ulaşan Duygu, belki de ilk kez tadıyordu bunu hayatında. Ama ben halen testislerimdeki meniyi boşaltmanın çılgınlığıyla kıvranıyordum. Duyguyu tekrar azdırmak için dev göğüslerini yalamaya, uçlarını sertçe içime çekmeye başladım. Ellerimi, dev kalçalarında ve kalın bacaklarında gezdiriyor, arada göğüslerini sömürmeyi bırakıp, “hadi ama çıkar beni!” diye inliyordum. Devasa vücudu her hareketinde sallanıyor, göbeği titreyen bir jeli andırıyordu. O anda Duygu benden ayağa kalkmamı istedi. Ayağa kalkınca Duygu arkama geçip eğildi. “Biraz eğilir misin?” deyince ne yapacağını merak edip eğildim. Arkamda diz çöken Duygu, kalçalarımın arasına başını soktu, ve anüsümü yalamaya başladı.
Bu sırada iki eliyle penisime yapıştı ve organımı delice ellerinin arasında kaydırmaya başladı. Allahım o ne zevkti öyle!! Anüsümü yalıyor, emiyorken penisimi benim bile gösteremediğim bir ustalıkla ovuyordu. Boşalacağımı hissettiğim anda, ellerini pensimden ayırdım, hem arkamı döndüm, ve çilli tombul yanaklarıyla bana bakan, saçları iki yandan örülü, anüsümü yalamaya doyamamış o dudaklar arasına penisimi soktum. Ellerimle örülü saçlarından çekmeye başladım. Duygu ağzının içindeki penisi diliyle oynarken, testislerimi de elleriyle ovuyordu. Penisimin küçük oluşu 13 cm, Duygunun ağzına tamamen girmesini sağladı. Ben çılgınca saçlarını çekerken, organımın ağzında oluşuyla yanakları daha da tombullaşan Duygu, organımı emmiyor, resmen yiyordu. Sonunda patladım. Duygunun yutkunuşlarını duyuyor, boğazındaki hareket ise sıcak meninin midesine gittiğini gösteriyor, yüzündeki ifade ise susuzluğunun gitmediğini gösteriyordu. Penisimi ağzından çıkardığım anda, testislerimi yalamaya, elleriyle oynamaya başladı. Başımı eğdiğimde gördüğüm manzara çok tahrik ediciydi. Penisim ve testislerimle çılgınca oynayan Duygunun, dev göğüsleri aşağı sarkıyor, her hareketinde sallanıyordu. Tombul yağlı sırtının arkasından görülen, dışarı fırlamış dev kalçaları, “içime gir!” diye bağırıyordu. Organımı yalarken, ıslaklığından çıkan içi gıdıklayıcı şapırtılar, beni deli ediyor, Duygunun üzerine saldırmak isteğini uyandırıyordu. Duygu, bu kadar çok çılgın numarayı, ben banyodayken izlediği filmlerden öğrenmişti.
Ben Duyguyu tombul kollarından tutup ayağa kaldırdım. Onu sırtüstü yatağa yatırdıktan sonra, ellerimle beline sarılıp, önden tombul göbeğine bastırırken, penisim, vajinasının içine sonuna kadar girdi. Duygu deliler gibi inliyor, “Beni seks kölen yap!” diye bağırıyordu. Ben ileri gidip geldikçe, ıslak ve tombul vajinası pensimi hapsediyor, tombul ve yağlı sırtı çılgınca sallanıyordu. Ellerimi göbeğinden ayırıp, iki yandan örülü saçlarını çekip onu becermeye devam ettim. Ata biner gibi saçlarından çekiyor, üzerinde deli gibi zıplıyordum. Sonra Duygu biraz acı çekti ki pozisyon değiştirmek istedi. Ben yatağa sırtüstü yattım, o da dev kalçalarını iki yana elleriyle ayırıp, çömelerek organımın üzerine oturdu. O kadar ağırdı ki, üzerimde zıplamaya başladığında resmen kemiklerim kırılıyordu. Ama Duygu zıplarken, sağa sola, yukarı aşağı sallanan devasa göğüsleri beni deli ediyor, jel gibi zıplayan vücudunun görüntüsüne, onun çığlıkları karışınca, kendimi kaybedip “Dağıt beni!, Uçur beni!” diye bağırıyordum. Duygu bunun üzerine üzerimde zıplarken, göğüs kıllarımı çekiştirmeye, tırnaklarıyla çizmeye başladı. Tam patlayacağım anda, olan oldu. Kuzenim Yasemini yatağın karşısındaki koltukta, çırılçıplak, kendini becerirken gördüm. Uzun sütun gibi bacaklarını iki yana açmış, ıslaklığı apaçık belli olan organıyla oynuyor, diri göğüsleri ve incecik beli, Duygunun vücuduyla tezat içinde duruyordu. Acaba ne kadar zamandır bizi izliyor diye düşünürken, ben inleyerek patladım, ve Duygunun içini resmen spermlerimle doldurdum. Gerisini hatırlamıyorum. Ama hayatımda yaşadığım en çılgın ve en muhteşem baskındı be.

Ayaklara bayılıyorum ve sonunda mutluyum

Yine bir gün ınternetden bakınıyordum enset hikaye ye böyle birşey yazacağım aklıma bile gelmezdi. Canım felaket degısık heyecanlar degısık bir kızın ayaklarını yalamak istemiştim iki veya üç gündür konuştuğum bir kız vardı ona yavaş yavaş açıldım tabı konu sekse gelmıstı oda benden bırseyler ıstıyodu fantezilerimi anlatmaya başladım ayak yalamayı severim dedim oda bana benim ayaklarım güzeldir diyince anladımkı artık verecek ama ben bakireyim diyince üzülmüştüm yinede buluşalım mı dedim hiç nazlanmadan kabul etti… Göztepedeki Marmara cafede buluştuk bana inat çok seksi gıyınmıs ayaklarını gözüme gözüme sokarmış gibi gösteriyordu evet ayakların çok guzelmıs dedim kısık bir sesle yalamak ıstermısın dedi.
Bende sakamı yapıyorsun emerim bile dedim ama beni bozmak yok tamam mı dedi hemen hesabı ödeyip evime geldik içecek bırseyler ikram ettikten sonra oturduğu yerin yanına gidip ayak önünde egıldım hemen gülümsedi eski erkek arkadaşı ayaklarını çok severmıs oda yalarmış dedi bende başladım yalamaya öpmeye basını arkaya attı gözlerini kapatıp zevk almaya başladı bende o anda bir elimle pantolonumun üstünden sikimi sıkıyordum aletin kalktığını görünce gözleri açıldı yeter artık dedi birazda ben emeyim diyip elini sikime attı onu dışarı çıkardı basını öpmeye başladı diliyle dolaşıyordu bı ara yutacak sandım çünkü hapsını almaya calıstıysada
Başaramadı tabı beni dıslerıyle sikti yavaş yavaş gelmeye başlamıştım anlığınca durdu bana bir soru sordu hiç bir kızın yüzüne patladın mı dedi tabiki dedim üzüldü ben ilk olmak isterdim dedi ben ilk olmak istersen onları yut dedim oda aldı ağzına beni titreterek boşalttı gerçektende bu bir ilkti benim ıcın bir damlası bile dışarı çıkmadı ya helal olsun kıza o dakika sonra ben yine ayaklara oda ağzına almaya devam etti. Ayak yalamayı severim, ayaklarını yalatmak isteyen kızlar varsa

21 Aralık 2014 Pazar

Bacanağımın karısının tadına baktım

27 yaşındayım,evliyim.Anlık olaylara inanan birisiyim ,sizlere yazacağım bu olay da bunu kanıtlayacaktır. İnternette oyun sitelerinden birisinin uzun suredir üyesiyim.Yine böyle bir günde karemizde oyun heyecanı ile vakit geçirirken,oyun fazlası ile iddialaşmaya başladı.Bizde ortaklasa kararla buluşup,canlı bir kare oluşturup hem söyle güzel bir oyun oynayalım,hem de hep sanal tanıdığımız birbirimizi yakından tanıma fırsatı elde edelim dedik.Karar verdiğimiz gün güzel bir oyun oynadık,pesine güzel bir yemek yedik.Yemekte sohbet kaybedenlerin yeniden bir oyun istemesine donuştu.Kazanan diğer arkadaşım eve dönecekti,bense iddialı bir laf ederek “sabaha kadar” yenerim sizi dedim.Arkadaşlardan biri bizim evde oynayabiliriz,benim bacanak iyi bilir,o dördüncü olur deyince atlayıp onlara gittik….
Gitmeden arkadaşımız hem bacanağını evlerine davet etti, hem de evine telefon açıp esine eve misafir getiriyorum dedi.Gittiğimizde oyun masasını kurduk,ev sahibinin esi ve esinin kardeşi de bize izleyici olarak katıldılar.Zaman içinde bacanağın pasifliğinden,bizi ağırlayan ev sahibinin karisi ile yatakta iyi gecinemediklerine pek çok şey öğrendik. İçkinin etkisi ile gerek sözler,gerek hareketler kontrol edilemiyordu.Gecenin biri olmuştu, parasına da oynamıyorduk,eve benimle birlikte misafir gelen kişi artık kalkma zamanının geldiğini ifade etti. Ben de onayladım.Bacanak ben eve giderken arkadaşları evlerine bırakırım dedi, ev sahibine teşekkür ettik,telefonlarımızı verip,tekrar görüşmek üzere diye vedalaştık.Bacanakla benim yolum ayni yol olduğu için önce diğer arkadaşı bıraktık,tam o sırada telefonuma mesaj geldi.On koltukta oturan bacanağın esi “kesin ablamdır” dedi.
Mesajı okudum.”Seninle tanışmak çok zevkli idi “yazıyordu.”Nereden bildin?” dedim on koltuğa doğru kafamı uzatarak.Küçük bir kahkaha atarak “simdi seni düşünerek kendini tatmin ediyordur “dedi.Bacanak “madem ablanın uykusu kaçmış gelsin bize dedi karısına,hem bizde Orkuna evimizi gezdirmiş oluruz,oyundan laflamaya vakit bulamadık, az biraz laflarız da” dedi.Daha tümcesi bitmeden,karisi telefonu çeviriyordu.Ters yöne gitmemizden midir,yoksa ev sahibinin esinin ihtirasından midir,evlerine vardığımızda taksi zaten apartmanın önünde idi.Bacanak “ne o baldız,çok süratlisin “dedi.Yanıt gelmedi bu sözlerine,ama elbisesini değiştirip,makyajını tazelediği ve kendini geceye sunmaya hazırlandığı belli idi,ilk ev sahibesinin.
Vardığımız ev oldukça küçük bir evdi,oturma gruplarına kendimizi attık.Bacanak sohbet açmaya çalışıyor,ben yanıt vermeden kadınlar araya girerek lafı bitiriyorlardı.Derken yeni ev sahibesi” artık geç oldu siz laflayın,biz yatalım,gitmek isteyen evine döner,isteyene yatacak yer var “dedi ve kocasına yanıt hakki vermeden elinden tuttuğu gibi yatak odasına gittiler.İlk ev sahibimizle bas basa kalmıştık.Sonunu bildiğimiz şeyi uzatmaya gerek yoktu,direk evin diğer odasına geçtik,önce dudaklarımız,sonra vücutlarımız birleşti.Aletimi yalamıyor,somuruyor;elleri kalçalarımdan göğsüme her yeri tarıyor;”kendimi ellemekten bıktım,doyur beni “diye inliyordu. Ustundekilerini çıkardı,”geliyorum,ne olur kökle ,hadi “demeye başladı.Madem hemen boşalacaktı, istediğini yerine getirmeliydim.İçine kalın aletimin başını sokmuştum ki “oohh “diye bir sarsıldı.
İçinden çıktım,suladığı bölgeye ağzımı dayamıştım ki,arkama çıplak ama yumuşak bir tenin temasını hissettim. Gelen ikinci ev sahibemdi,”orayı bana bırak “dedi, ablasının organını ona bırakıp, boşalmak için hazır bekleyen aletimi onun ağzına sundum.Zevklenmişti,ablasını bıraktı,simdi ablası onun organını dillerken,o benim aletimi tasaklarimdan tutarak getirmeye hazırlanıyordu. Olduğu gibi tüm beklemiş sıvımı ağzında tuttu,sonra ağzında spermlerimle ablası ile öpüşmeye başladı. İkisinin ağzından sıvılarım damlıyordu ki,kapının ağzında oturup çömelerek otuz bir çeken bacanağını fark ettim. “Gel buraya bosa akıtma,baldızını istemez misin “dedim.Baldız sinirlendi…”Hop” dedi. Bacanağın esi “dur abla ya dedi,Orkun bilmiyor ki “dedi.”Giyin de gel kocacığım “dedi.
Ne olduğunu anlayamadım. O sırada iki el tekrar organımı hareketlendiriyordu ki,bacanak kirmiz kadın iç çamaşırlarını giyerek yanımıza geldi.İlk ev sahibemiz gülmeye başladı.”İste beni siktirmeye çalıştığın adam burada” dedi.Önce karisi bacanakla öpüşmeye başladı.Ben de ablasını kucaklayıp,got deliğini yalıyordum. Derken altımdan bir dil belki de hayatimin en iyi saksolarindan birini bana uyguluyor, aletimi yalıyordu.Karisi vibaratorunu getirmiş kocasının arka deliğini yumuşatıyor,kremli elleri ile kocasının arkasına masaj yaparken ben ablasına ayni hareketleri uyguluyordum.Artık girme zamanı gelmişti,ablanın arkasına aletimi dayadım.İki gidip gelme yapmıştım ki,kardeşi yatakta ayağa kalkarak organını ağzıma dayamıştı.
Bacanak hala otuz bir çekmeye çalışıyordu. “Yirttiiin gotuuumu” diye bağırdı abla.O anda fark ettim ona haşin davrandığımın,içinden çıktım.Bacanağın karisi ile yumuşak bir sevişmeye başladık.”Kocacığım ayaklarımı yala “diye bağırıyordu karisi .Bacanak dediğini yapmaya hazırlanıyordu ki,karisinin içine girdim,ayaklarını belime toplamıştı.Abla gotumu yalıyordu. Ablası sarsılarak boşalmaya başladı,bu arada abla azıtmış “beni sula artık “diyordu.Kardeşinin içinden çıkardığım alet simdi onun ağzında idi,akan sıvıları ağzında toplamıştı. Kardeşi ile öpüşüyorlardı ki,boşta kalan aletim bacanak tarafından sömürülmeye başlanmıştı. Bacanak dimdik etmişti gene aletimi.Bu gece kimse bos kalmamalı diyerek önüme domalttım. Bacanak zevkten inliyordu ona her geçirişimde.Bacanağın arkasına sıvımı atana dek sürdürdüm gelip gelmeyi.Yorulmuştum.Toplandım giyindim.Abla da gidiyordu.Beraber birer taksi çağırdık ve gittik. Ertesi gün oyun oynarken oyun arkadaşım “bir daha ne zaman bizde toplanıyoruz” dedi.Ben de hiçbir zaman dedim.

20 Aralık 2014 Cumartesi

Beden dersimizde yaşadığım fantezi

o zamanlar daha enset hikaye diye bir siteyi bilmiyordum ama bilince direk o anımı paylaşmaya karar verdim. Okulun açıldığı daha 3 hafta bile olmamıştı.Sınıfa izmirden gelen dilek isminde nefis bir sarışın vardı.Onu daha görür görmez tüm arzularım iyiden iyiye kabarmıştı. Arada bir kaçamak bakışlarımla dileke yakalanıyordum. Hele o deniz mavisi gözleri beni iyicene mest ediyordu. Sütün gibi bacakları vardı. Sırada otururken bazen forması sıyrılıyor ve ben dayanamaz durumlara geliyordum.
Artık kendimi derslere veremez duruma gelmiştim. Gözüm hep ondaydı. Bir gün yine ona dalıp gitmişken birden bana bakıp gülümsediğini gördüm. Onunla sadece merhabamız vardı. Ona çıkmayı teklif etmek istiyordum ama reddedilmekten de korkmuyor değildim. Bir gün beden eğitimi dersimiz vardı. O üzerine şort giymişti , o kadar seksi duruyorduki baya tahrik olmuştum. Onu izleyerek kültür fizik hareketleri yapıyordum .
Arada bir gözgöze geliyorduk o da bana bakıyordu. artık iyiden iyiye ümitlenmiştim. Bir ara okula girdiğini gördüm .Büyük ihtimal Wc ye gidiyordu. Hemen arkasından bende gittim. Onu okul tuvaletinin kapısında gördüm. Ders saati olduğu için WC boştu. Hemen kolundan çekerek kızlar tuvaletine girdik. Kabinin kapısını kapadım. Onu öpmeye başladım. O ise itiraz ediyor ve gelen olacak diye elimden kurtulmaya çalışıyordu. Benim hiç bırakmaya niyetim yoktu ve hala dudaklarından öpüyordum. Sonra kendini bıraktı ve artık oda büyük bir iştahla beni öpüyordu. Ben boynunu emmeye başladım bir yandan da elim muhteşem poposunda dolaşıyordu.
Sanki poposunu ellerim ile eziyor , penisimi ona iyice sarılarak bal kutusuna baskı yapıyordum. Sonra elimi şortundan içeriye soktum ve bir müddet sonra şortunu aşağığa indirirken dudaklarımda dudaklarındaydı. Daha sonra dilek te benim penisimi ellemeye başladı. Hemen bende penisimi çıkarıp eline verdim . Beni itina ile okşuyordu. Aşağıya eğilip ağzına aldı Müthiş bir şekilde beni emmeye başladı. Yalanmadık bir zerre bile bırakmıyordu. artık kendimi tutamaz hale gelmiştim. İyice ıslanan penisimi artık ona sokmak istiyordum. Arkasını döndürdüm ve domalttım. Götünü iyice tükürükledikten sonra götüne baskı yapmaya başladım.
Bağırmamak için dudaklarını ısırıyordu. Yavaş yavaş içine ilerlemeye başladım artık tamemen içindeydim ve pompalamaya başlamıştım.O ise hafif hafif inlemeye ve kendini bana bastırmaya başlamıştı bile. Aniden tazyikli bir şekilde boşalmaya başladım. Dileğin gözleri parlıyordu. Dudaklarına bir buse kondurduktan sonra o çıktı.Bende sınıfa gittim nasıl olsa zil çalacaktı. Arkadaşlar sınıfa gelince nerede olduğumu sordular. Bende başımım ağırdığı için sınıfa geldiğimi söyledim. Artık dilek le her fırsatta sevişiyoruz.

- Doğum günümde onu sikmem en iyi hediyeydi

Evet enset hikaye okurları hikayeme başlamadan önce iyi okumanızı öneririm. O gün doğum günüm olduğu için günler öncesinden beni evine davet etmişti, açıkçası cüretkâr tavırları ve muhteşem vücudu, ayrıca ona olan sonsuz aşkımla bu davete hayır demem asla mümkün değildi. O gün geç kalkmama rağmen bu onunla geçireceğimiz muhteşem dakikalar için heyecanlanmadığım anlamına gelmiyordu. Heyecanla duş aldım, saçlarımı taradım ve parfümümü sıktım. Geçen gecenin neredeyse tamamını onu düşünerek geçirmiştim zaten. Hemen evi terk ettim ve onun evine doğru yola çıktım. Kalp atışlarımla birlikte adımlarım da hızlanıyordu.
Sonunda kapıya vardığımda kendimi susturmak için birkaç dakika beklemek zorunda kaldım; en sonunda zili çaldım. Beni bekleyenin bu kadar güzel bir kadın kadın demeye bin şahit ister, sanki bir melek olduğunu nereden bilebilirdim. Kapının açılmasıyla birlikte acaba 11 katı merdivenden daha hızlı çıkabilir miyim diye sordum kendi kendime, ama en sonunda enerjimi saklamam gerektiğine inanıp ve biraz daha gerçek dünya insanı olup asansörü tercih ettim. Katlar tükendi ve kapı açıldı. Manzara gayet cüretkârdı. Benim çok daha önceden hoşlandığım giysilerden haberi olduğundan beni azdırıp, kendisine köle yapacaklarını seçmişti ve bunda başarısız olduğunu söyleyemezdim. Omuzlarından sırtına kadar dökülen upuzun saçları, gözlerindeki siyah kalem ve yüzünün kendi güzelliğiyle birlikte, altında lacivert bir kot etek ve bacaklarında bacaklarının güzelliğini perçinleyen siyah jartiyerler vardı. Üstündeki göğüs dekolteli kırmızı tişörtünü saymazsam sanırım göğüslerine haksızlık etmiş olurum.
Fırladığında beni venüse kadar gönderebilecek kadar yakıta sahip olduğuna inandığım bir çift füzenin bu kadar kolayca saklanamayacağını biliyordum. “İçeri girmez misin?” dedi bir anda ince ama bir o kadar çekici bir ses, beni içinde bulunduğum düşten çekip çıkardı. Aslında düşler dünyası güzeldir, ancak iş bedensel paylaşıma gelince gerçek hayatı tercih etmek sanırım birçok kişi için kaçınılmaz ya da tercih edilesidir. İçeri girip ayakkabılarımı çıkartmamla birlikte beni elimden tuttu ve odasına götürmeye başladı. Aslında o görüntüsüyle o beni götürmese bile ben onu sürüklerdim ya neyse. Şaraplarımızı kadehlerimize doldurmuştu, her tarafta mumlar vardı ve camda kırmızı rujuyla yazılmış sevgi ve seks dolu yazılar vardı. Beni çıldırtmak için her numarayı yapacak gibi gözüküyordu. O yatağa bense karşısındaki koltuğa oturmuştum. Bilerek arada sırada bacaklarını aralıyor, bana aradaki o unutulmaz güzelliği sergiliyor, sonrada hiçbir şey yokmuşçasına konuşmaya devam ediyordu. Bir yandan âdetâ emerek yediği, daha doğrusu oynaştığı çukulatanın yerine koyduğum cinsel organım artık benden ayrılıp tek başına egemenliğini ilan edebilecek bir canlı boyutuna gelmişti ve bu da onun gözünden kaçmamıştı.
Benim daha ne kadar bekleyebileceğimi zannediyordu bilmiyorum, ancak bir kaç dakikanın daha üstünde birşeyler tahmin ediyorsa yanılıyordu. Hayrete düştüm fakat en sonunda oynaştığı çukulatayı yemeye karar verdi ve eli boş kaldı. “Ne duruyorsun” dedi, seni orada bana bakasın diye mi çağırdım buraya?” Bunun ne anlama geldiğini biliyordum; beynim mi vücuduma, yoksa vücudum mu beynime komut verdi bilemiyorum ancak bir anda kendimi yatağında yatarken ve ellerimi de onun bacaklarında buldum. Yavaşça “Hişşştt… Önce bayanlar” dedi. Anlam veremedim. Ellerimi itti, ve yavaşça öne doğru uzandı. Şortumu aşağı indirdi ve sonra boxerımla birlikte vücudumdan ayırdı. Dudakları kasıklarımda dolaşıyor, zevk suyumla ıslanan hayalarıma çarpan sıcak nefesi beni bu dünyadan alıp başka alemlere götürüyordu. Dilinin ıslaklığını hissetmek için beklediğim süre çok uzun değildi. Bir anda bütün erkekliğimi onun ağzına hissettiğime inanamadım, demek ağzı göründüğü kadar küçük değildi.
Eteği kıvrılmıştı, altından muhteşem kalçalarını ve güzelliğini anlatmaya yetmeyecek ve ona sıfat olamayacak kelimelerin yanında anlamını yitirdiği incisini farkettim. Jartiyerli bacaklarını indirip kaldırıyordu, tanrım, sanki liseli bir kız gibiydi. Bu kadar olgun ve aynı anda bu kadar çıtır oluşu… Aynı anda 1000 kadınla sevişsem bu kadar kendimi kaybetmezdim sanırım… Ayaklarını yüzümde dolaştırıyordu, dudaklarıma getirip çekiyordu, burnuma getirdi, parfümünden kokuyordu. Sonra yavaşça kalçasını suratıma doğru getirdi ve o muhteşem güzelliğini benim ağzıma sundu. Dil kaslarımın bu kadar gelişmiş olduğunu bilmiyordum, bilim adamlarının dil kasının vücuttaki en güçlü kas olduğuna dair yaptıkları açıklama doğruydu sanırım.
Onun içinde yavaştan hızlıya dolaştırdığım dilimin çıkarttığı sesler onun ince ve kısık çığlıklarıyla birleşiyor, asla ve asla gören kimsenin tepkisiz kalamayacağı bir mozaik oluşturuyordu. Benim patlamaya hazır bir bomba olduğumu o da biliyordu ve derken boğazına kadar doldurmamla ufak bir şok yaşadı ve yutamadığını halıya tükürdü. Bana attığı sinsi gülüşünde dudağından aşağı sallanan erkeklik suyum bir anda ışıltıyla parladı. Beni yalamaya ve boğazında sıkıştırmaya devam etti. Ağzını iyice aşağılara indiriyor, sanki bir içecekten kamışla içeceği kadarını çeker gibi yavaş yavaş çekiyor, bırakıyor, sonra birden çene ve boynuyla yukarı ve aşağı hareketlenmeye başlıyordu, buna kayıtsız kalmak mümkün değildi; dimdik olduğumu görünce sanırım onun da pek sabrı kalmadı ve bana doğru geldi. Benim üstüme çıkışında bile bir gizem vardı; bacaklarımız birbirine temas ediyordu.
Bacaklarının pürüssüzlüğüyle birleşen jartiyerlerin kayganlığı beni deli ediyordu. Birbirini delicesine arzulayan iki varlık birbirine denk gelince kimsenin birşey yapmasına gerek kalmadı ve kendimi onun en derininde buldum. Şimdi hızlandıkça biraz önce kısık olan inlemelerinin yükselişi ve kulağıma gelişi daha da artıyordu. Devam ederken eğildi ve beni ateşli bir şekilde öpmeye başladı. Kulağıma fısıladığı sözcükler beni adeta şaha kaldırdı; hani atların organları büyük olur derler ya, açıkçası o anda bir at mı yoksa bir insan mı olduğuma sadece cinsel organıma bakarak kimse karar veremezdi. Benim üstümde zıplayışlarının şiddeti arttıkça geldiğini hissediyordum, ayaklarımı geri çekip iyice hızlandım ve en sonunda bacaklarımın arasındaki volkan lavlarını ona boşalttı. Onun yüz ifadesinden hiç beklemediği kadar tatmin olduğu anlaşılıyordu.
Halbuki benim doymaya niyetim yoktu. Onun altından çıkıp onu ters çevirmemle şaşkına döndü, bunu hiç beklemiyordu; “Hayır, daha fazlasını istemiyorum” dedi; ancak benim cinsel organım nasıl bir atınkine döndüyse, sanırım kulaklarım da seksenlik bir dedeninkilere dönmüştü ki hiçbir şey duymuyordum, duysam da anlamıyordum. İncisinden akan sularla ıslanan arka deliğini dilimle tanıştırdım, iyice yaladım, hayır diye inlemesine rağmen kollarımla iki yanından tutmuş hareket etmesini engelliyordum. Arka deliğini dilimle zorlamaya başladım ve işaret parmağımı da misafirliğe yolladım. Bu hareketimle istemsizliği yerini gizemli bir bekleyişe bıraktı.
Ne yapacağımı merak ediyor olmalıydı, ancak beklediğinden daha fazla acı çekmesinin mümkün olacağını hesaba katmamış gibiydi. Zorladığımda zaten ıslak olan erkekliğim onun dayanılmaz güzellikteki deliğinde kayboldu ve bir anda kanım çekildi, kendimi kaybetmiştim. Çığlıklarına aldırış etmeden hızlanıyor, en derinine kadar bastırıyordum. “Yeter artık, canım, canım çok yanıyor…” demesine rağmen bir yandan da devam et demeyi ihmal etmiyordu.
Bu kız gerçekten çılgındı! Devam etmemle birlikte beni sıkıştıran yumuşak duvarların davetine çekimser kalamayarak içine aktım. Bunu gerçekten beklemiyordu, içinden ayrılmamla birlikte beni kendine çekti ve “Bunu başkasına yaparsan ölürsün” dedi. Sanırım bu benim için hayatımdaki en güzel sözdü. Onu bu kadar tatmin edebilmek gerçekten güzeldi, ve benim için hayatımdaki en güzel doğum günü hediyesi olduğunun herhalde o da farkındaydı.

14 Aralık 2014 Pazar

Emanete Sakso

yok böyle birşey dedirtiyorlar insana bizim kadıköylü kazım usta iş nedeniyle 1 hafta şehir dışına çıkıyor giderken ailesiyle evde vedalaşıyor arabaya binmeden önce kardeşi yavşak osmana yengen meral çocuklar sana emanet onlara ben gelene kadar iyi bak yoklumu hissettirme alkol kullanma karıya kıa gitme diyip tembih verip gidiyor bizim yavsak osman abisi gittikten sonra yengesine marketdeniçecek birşeyler alıyım geliyim içeriz diyip gidiyor yavsak osman birkaç içeçek yanı sıra + 18 içecekler de alıp geliyor eve gelen osman türbanlı yengesine içecekleri ben hazırlarım sen git otur yenge diyip içecekleri karıştırıp yengesine içiriyor yengesinin kafası güzel olunca tv de yengesine porno izletirerek azdırıyor azan türbanlı yengesinin memelerinin pespembe olan meme uçlarını sıkarken korkma yengecim şimdilik birşey yapmıyacam korkma elin de büyüdüm sadece o pes pembe memeuçlarını kızarana kadar emecem diyor orospu çocuğu ve sonra yavaşdan yarağını çıkartıp türbanlı yengesinin suratına yarağıyla vurarak hep aynı yarrak usanmışsındır biraz da böylesinin tadına bak diyor kahbe çoçuğu ve artık türbanlı meral yenge de istenilen kıvama gelip azgınlık safasını tamamlıyor kahbe dölü osman türbanlı meral yengesine meralım sikimin deiliğini yala meralım taşşaklarımı yala meralım taşşağımı çektir meralım türbanlı daha güzelsin daha ateşli sakso çekiyorsun abim seni bana emanet etti bugün sadece ağzını içini sikecem o güzel götünü yarın diğer gün memelerini ya neyse bu orospu çoçuğunun bundan sonra hem türbanlı yengesi hemde yiğeni için söyledikleri kahbe çoçuğu siktimin dölü kerane piçi anası sıçmış dedirtiyor izle sen de ne istersen onu de bu orospu çoçuğuna

Anneannesini Siken Serefsiz Arkadaşımın Hikayesi

Hikayemizde geçen orospu çoçuğumuz ankarada yaşayan şerefsi sinan adlı bir piç kurusudur şerefsizin ailesinden kimse kalmamış sadece annanesi vardır ve onun elin de büyümüştür bizim bu serefden yoksun piç 20 yaşındadır ve her türlü pisliğin içine düşmüştür aslında pislik olsada şerefini 18 yaşın da bir kızla çıkarken kaybetmiştir okulların da çok güzel olan elif adlı bir kızi tanımış ve arkadaş olmuş elife çıkma teklifi yapmış elif de kabul etmiş ancak elif kaşarın önde gideniymiş ama bizim sinan bunu bilmiyor tabiki neyse sinan elifle çıkamaya başlamış bir hafta sonra öğlen arasın da elif sinan bugün ev de kimse yok bize gidelim istersen birşeler yaparız demiş sinan çakal olur demiş sinanla elif elifin evine geliyorlar az birşeyler yiyip içtikten sonra elifin odaya geçiyorlar sinan ne yapsın o dakikadan sonra karşısın da taş bir bebek sinan tabi yumuluyor elife sinan elifin olgunlaşmış ama dalından daha koparılmamış elmalarını ısırmaya başlıyor elif dayananmıyor sinana amımı yala adilini amıma sok götümü yala vajinamı ısır dayanamıyorum artık sinan amımı parçala sik artık beni sinan amımı sik ne olur sok yarrağını amıma götüme diyerek sinana komut veriyor ama olacaklarıne elif ne de sinan biliyor iki ateşli genç seksin bütün tatlarını yaşarken elifin abisi eve geliyor ve onları öyle yakalıyor ve ikisini de bağlayıp sinanı da elifi de öyle namus kirletilmez böyle kirletilir diye bir güzel götünden sikiyor (elifin neden kaşar olduğu kardeşini siken piç de ) ve olaylar kopuyor ve bizim sinan pisikolojik tranvadan sonra bütün kızlardan korkar oluyor uzun bir süreden sonra sikin de kıpırdanma olan sinan sikecek birini arıyor ama başından geçen olaydan sonra korkusundan dolayı birşey yapamıyor tabi bu arada bizim sinanın annannesi begüm anane olmasına rağmen eski mankenlerden, 56 yaşında olması ve vücudundaki sarkmalara rağmen taş gibi annannemiz begüm birgün duşda çırılçıplak banyo yaparken bizim piç sinan görür ve annannesine bakarak 31 çeker boşalır ve bir plan kurar doktorunun verdiği sakinleştirici hapların fazla alındığın da uyku hali yapmasını bili yor du duşdan çıkana kadar begüm sinan hemen gidip begime papatya çayı yapar ve içine begümüm uyutabilecek kadar olacak şekilde sakinleştirici katar begüm duşdan çıkınca sinan daha havlusunu bile çıkarmadan begüme papatya çayını götürür veriri çayını içerken sohbet ederler begüm sinana eee sinan ne zaman güzel bir kızla şu eve gelecen de beni başından savacan sinan senin gibi bir güzel varya yok olum ben sana eglenebileceğin bir kızdan bahsediyorum sinan valla annane bu saatten sonra biriyle yatacaksan senle yatacam derken beggümün başı dönmeye başlar begüm olacakları anlayın ca bayılmadan önce torununa sinan sakın içime azıma boşalma ve vücuduma da zarar verme diyip bayılır sinan annannesinin memelrini yalar amınıda götünü de yalar uzun süredir sex yapmadığı amından belli oluyorda begümün sinan dayanamayarak daha yarım kalkmış yarrağını begümün amına sokmaya çalışıyordu kocası öldüğünden bu yana 25 yıldır o ama hiç birşey girmediğinden zar zor da olsa sokmayı başarmışdı fakat yarrağının begümün amına sokarken o kadar heyecanlanmıştı ki daha ikinci defa ileri doğru iteklediğin de boşalmaya başlamıştı sinan hiç durmadan begümün memelerini yalayarak amını götünü sikmeye devam etti en sonunu da ağzına sokarak boşalarak bitirdi saatler sonra kendine gelen begüm amının ve götünün acısından herşeyi anladı 2 gün boyunca odasın da ağladı ama vücudunun rahatladığını fark etti ve bizim piç ondan sonra begümün rızası doğrultusun da begümü hafta da üç öğün sikmeye devam etti....